22 Mayıs 2012 Salı

Atesi Yakalamak / Catching Fire

Yazarı: Suzanne Collins
Çeviri: Sevinç  S. Tezcan
Pegasus Yayınları
408 Sayfa - Basım yılı Mart 2012 

Kitaba Not: 10 / 8.5


Okuyucunun düşüncesi:

“Açlık Oyunları serisinin 2. Kitabı olan Ateşi Yakalamak heyecan ve merak seviyesini bir üst seviyeye taşıyarak devam ediyor. Sanırım hiç kimse bunu okuduktan sonra 3. Kitabı okumadan rahat uyku uyuyamaz.”

***


“Kıvılcımlar parlıyor, alevler yayılıyor ve Capitol intikam istiyor.”

Oyunlardan döndüğümden beri çok şey değişmişti. Herkes bunu normal karşılıyordu ne de olsa ben Açlık Oyunları galibi 12. Mıntıka’dan Katniss Everdeen’dim. Halbuki kimse farkında değildi ben orada Capitol’e isyan etmiştim. Amacım bu olmasa da Başkan Snow böyle düşünmüyordu. 12. Mıntıkaya döndüğümüzde galipler köyüne taşınmıştık genede benim için yuva eski evim. Galipler köyünde ben, Peeta ve Haymitch’ten başkası yaşamıyor. Annemle Prim burayı sevdiler artık yemek sıkıntısıda yaşamıyoruz. Para sorunumuz olmadığından annem hastalara daha iyi bakabiliyor. Geldiğimden beri sadece bir pazar Gale ile ormana gidebildik. O artık kömür madeninde çalışıyor. O pazar günüde bütün konuşmalardan sonra dönerken beni öpmüştü, dudaklarının bu kadar sıcak olduğunu hiç düşünmemiştim. Ne diyeceğimi bilemeden ayrıldık bir daha da konuşmadık bu konuyu. 

Trenle dönerken Peeta’yla da herşeyi mahvettmiştim, bütün o aşık tavırlarımın oyun için olduğunu düşünüyor, benle konuşmamakta haklı. Bende artık hiçbir şeyden emin olamıyorum. Bu sene Çeyrek Asır Oyunları var ve bundan önce biz galiplerin bütün mıntıkaları dolaşacağı bir tören gerçekleşecek son durak tabiki capitol.. bunları düşünürken eve vardığımı farkettim annem misafirin olduğunu söyledi. Başkan Snow normalde galipleri ziyaret etmez ama durum bu sefer farklı. Son böğürtlen numaram bir isyanı teşvik etmiş sanırım onu ve diğer mıntıkaları bunu aşkım için yaptığıma inandıramazsam sevdiğim herkes tehlike altında kalacak. Peeta’ya bunu açıklamam gerekir mi emin değilim, açıklamasam da o bu konuda benden daha başarılı zaten. 

Yolculuğumuz başlamadan önce sevgili tasarımcım Cinna ve yenileme ekibimle görüştüm. Oyunların bana kazandırdığı tek dost onlardı. Tren kalktığında Peeta’yla aramızdaki her şey zorunluluktan ibaretti sanki ama daha sonra en azından arkadaş olmamız gerektiği konusunda anlaştık.  Sadece bunla da kalmadı değişiklik, ikimiz de oyunlardan sonra doğru dürüst uyumayı becerememiştik durmadan aynı kabuslarla uğraşıyorduk. Artık beraber yatıyorduk , ne zaman kabuslardan sıçrayarak kalksam beni sakinleştiriyordu.  Son durağımız olan Capitol’de Peeta bana evlenme teklifi etti buna mecburduk bu oyunlar sürdükçe galip olarak koçluk yapacaktık ve ister istemez bu oyun hep böyle sürmeyecekti. Genede bunların hiç biri  işe yaramadı. Anladığım kadarıyla isyanlar yer yer başlamıştı, kesin ölecektim. 

Ormanda karşılaştığım Bonnie ve Twill bunu doğruluyordu zaten onlar 13. Mıntıka’nın hala var olduğuna inanıyorlardı. Onlara göre Capitol o virane yerin hep aynı kaydını gösteriyordu, hep aynı alaycı kuş adalet binasının aynı köşesinden uçuyordu. Direk ölümü beklerken herşey daha farklı gelişti.. Çeyrek Asır Oyunları için Başkan Snow’un daha parlak bir fikri vardı, galiplerin arasından seçilecekti haraçlar ve ben 12. Mıntıkadan tek kazanan kız haraçtım.. seçimler çok kısa sürdü, kurada Haymitch çıktı ve Peeat yerine gönüllü oldu, aptal çocuk bütün amacım onu yaşatmak olacak bu sefer. 

Capitolde yaşayan herkes düğünümüzün olmasını beklerken yeniden haraç olmamıza çok üzülüyordu. Eski galiplerin bir çoğunu tanıyordu Haymitch, bize onlarla yakın olmamızı tavsiye ediyordu. Ama benim tek düşündüğüm Peeta’yı kurtarmak o yüzden kimseye karşı borçlanmak istemiyorum.  Bu seferki alan birbirine bağlı 12 ada ortada Cornucopia’nın olduğu yer  vardı. İlk dakikada  4. Mıntıkadan Finnick’e borçlandım , kendini beğenmişin teki ama Peeta’ya yardımı olacaksa kabullenebilirim. Beraber ormana kaçtık ben, o, Peeta ve 4. Mıntıkanın orta yaşlı kız haracı Mags konuşma bozukluğu vardı büyük ihtimalle felç geçirmişti. Gece çöktüğünde nöbet tutmak için istekli oldum, kimbilir ilk günden kimler ölmüştü. 

Haymitch aptalın tekiydi eğer o bu kadar ısrar etmeseydi kimseyi tanımamış olucaktım ve görevimi  yerine getirebilecektim.  İlerde bir yıldırım ağacın üstüne düştü ve çok geçmeden ilerden bir sis bulutunun yaklaştığını gördüm. Düzenli olarak yaklaşan bir sise güvenmek mantıklı değildi. Diğerlerini uyandırdım ve  kaçmaya başladık.  Sis tenimize değdikçe derimiz sarkmaya başlıyor ve kaslarımız kendini bırakıyordu. Finnick, Peeta’yı taşımak için Mags’i bana verdi. Hafif olmasına rağmen daha fazla dayanamayacaktım. Bunu anladığında Mags  sırtımdan inip, Finnick’e bir öpücük verdi ve sisin içine koştu. Kumsala gidene kadar hiç durmadan koştuk. Mags, Finnick’in akıl hocasıymış, onun için büyük bir kayıp.. 

Sis kumsalın orada kayboldu daha fazla ilerlemeden kendimizi toparlayana kadar suyun içinde öylece yattık. İlerde yıldırım yeniden çaktı, o sırada Finnick ağaçların üstünde toplanmış turuncu maymunları gösterdi. Ne olduğunu anlayamadan şimdi de maymunların saldırısına uğruyorduk. Anlaşılan Başkan Snow ölmem için işini şansa bırakmak istememiş. Maymunlarda işimi bitirememişti ve anladığımız kadarıyla aramızdaki güç sahası onların bizim tarafımıza geçmesini engelliyordu. Ertesi günün bize getirdiği tek sürpriz Johanna ve peşine taktığı Beetee ile Wiress’di. 

Wiress hiç birimizin farkedemediği bir şeyi farketmişti ne de olsa diğerleri ona bir kaçık desede adam dahiydi. Bu seferki alan bir saatti Cornucopia 12’i yönünü gösteriyordu ve oradan itibaren her şimşek çakışında başka bir saat dilimine geçiyordun bu da yeni bir tehlike demekti. Her saat diliminin arasında güç sahası vardı böylece orada sıkışıp kalıyordun,ne demeliyim bilmiyorum oyun kurucuları gerçekten başarılı bir iş çıkarmışlardı. Bu kadar kalabalık bir grupta Peeta’yı nasıl korucağımı bilemiyorum, bu işin sonunda herkes birbirini öldürse daha memnun olurdum aslında. Beetee elinde ince bir teli sürekli açıp geri sarıyordu, onu sakinleştirmenin tek yolu buydu. Sanırım o bir elektrik düzeneği kurarak rakiplerini eleyip, galip olmuştu. 

Bizden ayrı olanlar her seneki gibi birlikte hareket eden kariyer haraçlarıydı, ilk işimiz onları oyun dışı bırakmak olacaktı. Daha sonrası için plan yapmak istemiyordum , en büyük engelim Peeta’nın  da beni yaşatmak için gösterdiği çabaydı. Beetee elindeki telle tuzak kurabileceğimizi anlattı. Yıldırım ağacına sarıp kumsal boyunca geçirirsek tuzlu su sayesinde elektrikle herşeyi öldürebiliriz. 

Kariyer haraçları muhtemelen diğer kumsaldaydılar , şimdilk en güvenli yer orasıydı. Beetee teli ağaca sarıp diğer ucunu bize verdi. Johanna ve ben birbirimize gözcülük ederek karşıya kadar teli döşeyecek, Peeta’yı onlarla bırakmaktan nefret ediyorum ama itiraz edecek durumum da yok. Kumsalın diğer ucuna varmıştık ki arkamdan saldırıya uğradım, kendimi toplayamadan kolumda bir acı hissettim. Kanlar içinde kalmıştım ve bana saldıran Johanna’ydı , ona hiç güvenmemiştim zaten. 

Tel ortadan kesilmişti, tam o sırada yıldırım çaktı Peeta’nın olduğu taraftaki güç sahasında bir değişiklik vardı. Yerdeki telden kurtulup kaçmaya başlarken Finnick’in ağlarından birine dolandım bunların hepsi bir tuzaktı. Ölenleri topladıklları aracın o pençemsi uzantısına yakalanmıştım sanırım herşey böyle bitecekmiş. Uyandığımda bir sedyede yatıyordum, kolumdan serum çıkıyordu. Karşıda Peetee başka bir sedyede yatıyordu. Olduğum yerden doğruldum , neredeyim  Peeta nerede? Her yer bomboştu , bir odadan Haymitch sesi geliyordu ve Finnick’İn. 

İçeri girdiğimde oyun kurucularının başındaki  Plutarch Heavensbee’de ordaydı. Herşeyi bizi oradan kaçırmak için yapmışlardı ve benle Peeta hariç bütün haraçların bundan haberi vardı. Gerçekten 13. Mıntıka hala varlığını sürdürüyordu, hemde Capitol kadar teknolojik bir gelişmeyle. Johanna’yı ve Peeta’yı geride bırakarak bizi kurtarmışlardı. Peeta’yı Capitol’un ellerine bırakmışlardı. Haymitch’in üstüne atladığımı hatırlıyorum, beni zorla ayırp sedyeye geri yatırdılar. Getirdikleri yemeklerin hepsini reddettim bana ne verdikleri umrumda değil artık. Geçen günlerin ardından bir sabah Gale’in sesiyle uyandım. O burdaydı kardeşimi ve annemi başka bir yere götürmüştü.  Artık 12. Mıntıka’da değiller mi diye sormak anlamsızdı. Çünkü 12. Mıntıka artık yok.


 2. KİTABIN SONU



MUTLU BİR SON



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder